Girişimcilik Okumaları İçin Bir Filtre

Siz de güzel yazıları okumaya yetişememenin gerilimi ile hiç okumamanın verdiği hayıflanma arasında kaldınız mı? Girişimcilikle ilgili binlerce faydalı yazı var. Hepsi benzer şeylere değinebiliyor, hatta aynı şeylerden bahsedebiliyor. Kötü öneriler verenler var. Hiç öneri vermeyen boş yazılar var. Gereğinden uzun yazılar var. Böyle fayda potansiyeli yüksek bir deryadan nasıl daha iyi faydalanabliriz? Nasıl daha iyi okur olabiliriz? Nasıl filtreleyebiliriz? TODO Daha iyi sindirebilmek için bir yöntem tasarladım ve sizinle paylaşmak istiyorum: Seth Godin’in Çağdaş İş Planı yazısını iskelet olarak kullanıyorum.

Çağdaş İş Planı - Seth Godin (Çeviri)

İş planlarının bu şekilde olma sebebi bana çok açık gelmiyor. Ancak genellikle kafa karıştırmak için kötü kullanılıyor, sıkıcılar ve bir beklentilere uygunluk yeteneği gösteriyorlar. Eğer bir işle ve nereye gideceği ile ilgili gerçekleri istiyorsam, başka bir şeye bakmayı tercih ederim. Çağdaş iş planını 5 bölüme ayırırdım: Gerçek İddialar Alternatifler İnsanlar Para Gerçek bölümü dünyayı olduğu gibi açıklar. İsteyene dipnot, gireceğiniz pazarı anlatın, halihazırda varolan ihtiyaçları, alanınızdaki rakipleri, teknoloji standartlarını, geçmişte başkalarının nasıl başardıklarını ve başarısız olduklarını anlatın.

İyi, Kötü ve Tembel

“Çalışmanın her bir dakikasından nefret ediyordum. Ancak şöyle dedim kendime: “Pes etme. Şimdi ızdırap çek ve hayatının kalanını şampiyon olarak yaşa” “-Muhammed Ali Soru basit: Sizi, bu sözü söylemekten alıkoyan nedir? Hareket, kritiktir. Bir fikri gerçekleştirmek için harekete geçmemiz gerekiyor. Sanatı üretmek ve alıcılara iletip anlamlı kılmak için harekete geçmemiz gerekiyor. Değişim yaratmak için harekete geçmemiz gerekiyor. Peki hareket etmekle aramıza ne giriyor? -Gerçek fiziksel sebepler. -Amigdala kaynaklı endişeler. -Yanlış Öğrenilmiş Tembellik.

Aşırı Bilgi Çağına Hoşgeldiniz!

Bilgi çağında yaşıyoruz. Yoksa aşırı bilgi çağında mı? Kenara ayırıp da okuyamadığımız yazılar, kapatamayıp arasında kaybolduğumız tarayıcı tabları, cevaplayamadığımız mailler… Haydi bazı yazıları okumayalım, tablar açık kalsın… Bu buzdağının sadece görünen kısmı. Dünyada büyük bir değişim yaşanıyor. Hayatımızı baştan sona etkileyecek bir değişim. İşte bu çeviriyi konunun dinamiklerini anlamak isteyen kişiler için yapıyorum. Clay Shirky’nin meşhur “Mesele Bilginin Aşırılığı Değil, Filtreleme Hatası” ( It’s Not Information Overload. It’s Filter Failure.

-"Ama bence..."

İnsanlar fikrini belirttiğinde, yaşadıklarını yorumuyla anlattığında, ilk önce görüşlerine katılıp katılmadığımızı merak eder. Katıldığımız noktaları söylemeden eleştirdiğimizde, -Karşımızdaki kişi hangi noktalara katıldığımızı bilemez 🙂 -Hangi noktalara karşı olduğumuzu da anlamakta zorlanır. -Aynı şeyleri savunurken tartışırız. Bu kadar zor olması gerekmiyor.

1-Önyargılı olmak faydalıdır!

Şimdiye kadar okuduğunuz kaç yazıda önyargı övüldü? “Önyargılı olun” dendi? Bence önyargı konusunda çok önyargılıyız. Önyargının iyi birşey olabileceğini bilinçli-bilinçsiz yok sayıyoruz. “Önyargının faydası nedir?” Düşünmüyoruz artık, çünkü şartlanmışız… 2-Şartlanmış olmak faydalıdır! Aynı zamanda önyargının olduğu kadar, şartlanmanın da gözden kaçabilecek bir faydası var: “Her şeyi tek tek sorgulayacak, irdeleyecek zamanımız ve enerjimiz yok!” -Evet doğru! *** İddiam şu: Varolan her şeyin bir sebebi vardır. Biz kalıplara sığınıp bu sebepleri yoksaymak yerine, ortaya çıkarıp irdelemeliyiz.

GDO'lu Hikayeler...

Moda bana her zaman antipatik gelmiştir. İnsanlara yapay, geçici, tatlı hayaller satılmasını anlamsız ve sevimsiz bulurdum. Artık modayı bu kadar sert eleştiremiyorum. Bunun sebebi satın aldığımız tatsız hayaller. Evet satın alıyoruz. Paramız, zamanımız, dikkatimiz, sağlığımız karşılığında satın alıyoruz. Her yerde hikayeler anlatılıyor, dinliyoruz. Arkaplanında korku, karamsarlık, kıskançlık vb. Farkında bile olmadan neler neler yutuyoruz, sindiriyoruz. “Hadi ya!” (hikaye sunuldu.) “Nasıl yapıcaz? Problem var.” (yutuyor) “Bu böyle olmak zorunda.” (afiyet olsun.

Mark: -"Beğeneceksiniz! Beğenin ulan!"

Facebook insanların sosyalleşmesi ihtiyacı üzerine kurulu, ve tabi ki üzerine kurulu olduğu ihtiyacı kaşıyarak büyütmek ister. Ne düşünüyorsun? Hadi arkadaşına meraba de? Şunu bir dürt?… gibi teşvikleri bunun göstergesidir. Neredeyse, Facebook desteğiyle “Halk Eğitim Sosyalleşme Kursları” açılacak! Kime sorsanız “dislike” butonu olsun der. Peki neden “dislike” butonu koyulmadı? Bence hiç olmayacak. Peki neden? Tabi ki zor olduğu için değil. Neden, neden? Eğer siz insanların bir araya gelmesinden para kazansanız, onların birbirlerini itmelerini ister misiniz?

Özensiz Özentilik

“Tarkana özeniyorum, sigara içmeye özeniyorum, …” insanların söylemediği bilinçli-bilinçsiz yaptığı şeyler. Tepki olarak özentileri dövmüyoruz. “Özentilik” diyince itici geliyor, daha şiddetli bir tepki. Peki acaba özenmek neden doğamızda var? Öğrenmek için faydalı mı? -yoksa- öğrenmek için olmazsa olmaz mı? Tü kaka demek, baskılayarak bilinçli-bilinçsiz illa etkilenmek yerine, bunu iyiye kullanabilir miyiz?

'Komikli' Profil Resmi

Facebooktaki 367 arkadaşımdan 57 tanesi, çizgi film karakteri furyasıyla profil resimlerini değiştirdi. 57/367 oranı yeterince büyük. Etki olarak ise daha büyük bir oran var karşımızda. Çünkü daha aktif olarak kullananların profil resmini çizgi film karakterine daha çok değiştirdiğini öne sürmek ve bu kişilerin facebook diyarında daha çok link, yorum vs. etki oluşturduğunu düşünmek mantıklı. Karşımızda incelemeye değer bir kampanya var. Peki fotoğraf değişikliğinin “çocuk istismarını önlemekle ilgili bir eylem” olduğunu sonradan öğrenenlerin oranı nedir sizce?