Kurumsal Girişimciliğin Düşündürdükleri

Eric Ries, Lean Startup kitabında bilimsel yönetimin girişimcilik için de uygulanabileceğini savunuyor. İster yeni kurulan küçük şirketler olsun, ister halihazırdaki büyük şirketler olsun, yönetimin inovasyona açık ve insanların yeteneklerini, gelişimlerini ve başarabileceklerini israf etmeyen bir hale gelebileceğini savunuyor. Türkiye’de büyük firmaların “kurumsal girişimcilik” hakkında yaptığı etkinliklerin motivasyonunun sadece moda bir sözcük(buzzword) olan girişimciliği kullanmak ve dikkat çekmek olduğunu düşünüyorum. Maalesef. Firmaların normal çalışanlarına yaklaşımı konusunda net ve iç rahatlatıcı bir ortam yokken kurumsal girişimcilikten bahsetmek… Bütün bu firmalar “Lean Startup” kitabını okuyup, Eric Ries’a inanıp, bu metodolojinin sıkı takipçileri mi oldular?

Liderlik Üzerine

Hepimizin hayatında sevdiği, ilham aldığı ve etkilendiği insanlar var. Aslında bu duyguyu çok iyi biliyoruz. Buna rağmen çoğunlukla liderlik üzerine sahip olunan düşünceler ve yaklaşımlar pek iç açıcı gelmiyor bana. Sevgi gibi kendimizin çok iyi bildiği bir duyguya rağmen milyonlarca insanın yalnız kalmasına benzetiyorum, evet. Liderlik üzerine ilham aldığım kişilerden duyduklarım, gördüklerim hissettiklerim ve tecrübelerimden derlediklerimi paylaşmak isterim: -Liderlik, bir etiket değil insanlarla kurulan bir ilişkidir. -Emir vermek değil, ilham kaynağı olmaktır.

İş Planı Beklentileri

Türkiye’de girişimciliğe destek verebileceğini söyleyenlerin iş planlarında, proje dosyalarında aradıkları özellikleri… …endüstri mühendisliği okuyan bir öğrenci olarak çok iyi anlayabiliyorum. …girişimcilikle ilgilenen biri olarak hiç anlamıyorum.

Kendine Bir İyilik Yap

Tartışırken, bir fikre (sizin kendi fikrinize!) gereksiz aşık olduğunuzu mu fark ettiniz? Bundan sonra yaşayabileceğiniz muhtemel senaryo: Fikre karşı söylenen her şeyi egonuza söylenmiş gibi karşılayacaksınız. Fikrinizi hiç değiştirmeyeceksiniz… Bir dostunuza, tanıdığınıza sinirlendiniz ve aynı anda durumun aslında zamanla düzelebileceğini fark ettiniz. Bundan sonra yaşayabileceğiniz muhtemel senaryo: İçinizdeki hınç duygusunun tatlılığına yenilip insanları inciteceksiniz, bağları yıkacaksınız. (Buraya duygularımıza kapıldığımız muhtemel senaryolar girin) Yanlıştan dönmek, herkesin sadece kendinden bekleyebileceği büyük bir iyilik.

Sebepsiz Bekleyiş

Konuşacak özel bir sebep arıyorsun. “Ne söyleyebilirim acaba?” Kendini sorguluyorsun. Yine kafanın içindeki derin düşüncelere, kendi dünyana dönüyorsun. Ağzını açacak gibi yapıyor… Susuyorsun. Karşındaki insan da tıpkı senin gibi değil mi? Susuyor ve bekliyor. O kadar beklemiş ki, eğer güzel sözler söylersen, sebebini sorgulamayacak… Senin gibi! Bekliyor… Bekliyoruz… Seni bekliyoruz!..

Pavlov'un gençleri

Mercedes fabrika gezisine katılmıştım. İnsan kaynakları ile ilgili bir konuşma vardı. Etrafımızda CV yazma teknikleri deyince gerilen, staja alınmak deyince kalp atışları hızlanan, kariyer yapmak deyince kulakları irkilen, işsiz kalmak deyince koşarak kaçmak isteyen gençler vardı. Bir müdürün anlattığı gerçek hikayeye hep birlikte gülmüştük. “5 sene içinde mercedes’in CEO’su olacağım” diyen gencin trajikomik durumuna… Kimisi hedefin imkansızlığını düşünüp gencin akıllıca olmayan büyük hayaller kurmasına güldü. Kimisi de gencin mutlu yaşamak yerine dışsal, statik bir hedefi hayatının merkezi yapmasına güldü.

Rails İstanbul Buluşması

Promoqube’un organize ettiği “Rails İstanbul” etkinliğine arkadaşlarımla birlikte katıldım. Etkinlikte Promoqube dışında firmalarda çalışanlar, girişimciler ve öğrenciler vardı. Tanışma ve sohbet çok keyifliydi. Bununla birlikte bu etkinliğin ve devamının herkese somut kazanç getireceğini düşünüyorum. İlgimi çeken bir başka nokta: Burak Arıkan Bey, MIT’de bile öğrenme eyleminin derslerden daha çok buna benzer topluluklarda gerçekleştiğinden bahsetti. Toplulukların ne kadar önemli olduğunu kendi üniversitemdeki tecrübelerimden, özellikle girdiye(ben) ve çıktıya(yine ben) bakarak bilmeme rağmen MIT’de bile toplulukların daha önemli olduğunu birinci ağızdan duymak beni şaşırttı.

Neden İşi Yapanlar Birazcık Daha Yöneticiler gibi Düşünmeli (ve tam tersi) - Seth Godin (Çeviri)

Paul Graham, her zaman olduğu gibi, düşünce kışkırtıcı. Programcılar, tasarımcılar, yazarlar ve “akış” anlarında en iyi işlerini çıkaran diğer kişiler, saat tarafından yönetildiklerinde ve vakitlerinin çoğunu toplantılarda harcadıklarında, organizasyonlarına hizmet edemezler. Paul'ün argümanı şu, iş yapıcılar bu tür çöpsü saçmalıklardan korunmalıdır. Bu makale yazdıklarının en iyilerinden, ancak ben kilit bir noktayı daha eklemesi gerektiğini düşünüyorum… Yöneticiler biraz daha iş yapıcılar gibi hareket etmeye ihtiyaç duyuyorlar, çünkü birşeyler yapmak hiç olmadığı kadar önemli.

Girişimcilik üflenir, çalınmaz?

Türkiyede girişimcilik son zamanlarda çok meşhur ve tabiri yerindeyse “ciks” bir kelime oldu. Bu konunun yaygınlaşması açısından güzel. Diğer yandan kelimenin anlamının boşaltıldığını söyleyebiliriz. Peki girişimcilik ne demek? Aklıma gelen kullanım alanları şöyle: Fabrikatör, müteşebbis kelimesi burada daha çok kullanılır. Magazin programlarında herhangi bir iş adamını övme sıfatı olarak. Örneğin, “girişimci işadamı x”. Organizasyonların etkinliklerinde bazen çok güzel işleniyor, bazen de sos niyetine kullanılıyor. Örneğin, “kurumsal girişimcilik”. TODO

Okuma#1

Bir arı gibi gezip yazıların özlerini toplamaya devam ediyorum. Konsepti bilmiyor, bu nedir diyorsanız tıklayın. Maddeleri yorumlarda tartışabiliriz! Örneğin “iddialar bölümü 2. madde bana şunu da hatırlatıyor.” vb. Haydi çağdaş iş planının ilk bölümüyle başlayalım: Gerçekler Eğer üniversite öğrencisiyseniz gerçekleri sadece kendi çevrenize göre görme yanlışına dikkat etmelisiniz. #1 Rekabet olmayacak diye düşünüyorsanız, rekabet her yerdedir, müşterilerin dikkati ve paraları için dövüşmektedirler. Onların işini nasıl yaptığını ve sizin nasıl yapacağınızı iyi anlamanız gerekir#1 Büyük şirketlerin kendi dezavantajları vardır.