Güzel Fikir!

Seth Godin’de çok var! Bu güzel fikirlerinin küçük bir kısmı, irili ufaklı projelerle sürekli karşımıza çıkıyor. (ship) Diğer yandan 2005 yılında kurduğu ve hala yönettiği bir girişimi de var.

Projeye Tersten Başlamak

Amazon’da “Working backwards” dedikleri bir yöntem var. Fikir aşamasındaki ürün, sanki tamamlanmış gibi bir duyuru maili hazırlıyorlar. Bu duyuru mailini şirket içinde insanlara mail atıyorlar. Tepkilerine göre ürünü nasıl yapacaklarına veya yapıp yapmayacaklarına karar veriyorlar. Ürün üzerinde geliştirme yapmak yerine “duyuru maili” üzerinde geliştirme yapıp, sonra ürünü geliştiriyorlar. Müşterileri ikna etmek için duyuru maili/içeriği eninde sonunda yazılacak bir şey. Eğer ilk başta yazarken çok zorlanıyorsak belki de geliştireceğimiz projeyi tekrar düşünmeliyiz.

İçine Sinek Düşmüş Hayal

Motivasyon konusunda yazılmış çok yazı var. Sizce problem az motive olmamız, az gaza gelmemiz mi? Gönlümüzün dalgalı sularında bize engel olan ne var ki, “İşte benim istediğim hayat bu!" diyerek bütün gün boyunca yüksek bir enerjiyle hayallerimizin peşinden gitmiyoruz? Bu sorunun cevabı herkes için farklı olabilir. Ve kişisel, büyük bir proje olarak ele almak gerekebilir. Ben sadece bir ipucu paylaşacağım. *** Önce motivasyonumuzu özenle ikiye ayıralım: -Bir şeyi arzu etme(+)

Sörfçünün Bildiği

Fasıl 1 Kaymak fıçısına iki kurbağa düşmüş, birisi pes etmiş ve ölmüş, diğeri ise sürekli çırpınarak kaymağı tereyağına çevirmiş ve üstüne basıp zıplayarak kurtulmuş. *** Fasıl 2 Başarmak için sabırlı, dirençli, inatçı olmak ve kulakları tıkamak gerekiyor. Zorluklardan zevk almak, onların üzerine gitmek gerekiyor. Ancak gözlemliyorum ki anlamsız, faydasız zorlukların da üzerine gidiyoruz. Örnek bir konuşma: “Şunu da yaparız(iyimser) off süper olur (sonuç odaklı). Bunu da yaparız bak şimdi şöyle olacak (hemen detaylara dalar)…”

Madendeki Kanarya

Eskiden madenlerde tehlikeli gazların çıktığını anlamak için kanarya kullanılırmış. Kanarya çok hassas olduğu için en ufak bir sızıntıda ekilenip ölürmüş, ve bunu gören işçilerin hayatı kurtulurmuş. Bir organizasyonda, kurumda, ekmeğinizi suyuna banarak kuru fasulye yiyebiliyor musunuz? Yiyemiyorsanız neden? Kimseye zararı olmayan bu hassas davranışı icra edememeniz daha büyük sıkıntıların ufak bir göstergesi olabilir.

Alışmış Kudurmuştan İyidir Bazen

İddia ediyorum, insanın en büyük özelliği, çok çabuk alışmasıdır. Doğası gereği.* 17. yüzyıl Japonya’sında sofrada saygısız şakalar yapan kelle, bir katana ile vücuduna veda ediyordu..** İnsanlar çok şaşırmıyorlardı muhtemelen. Alışmışlardı. Şimdi samurayların zamanındaki gibi birbirimizi kesmiyoruz artık. Sadece birbirimize çok daha saygısız davranıyoruz. Kılıç riski olmadığı için küfretmeye alıştık!*** Kişisel ilişkilerde yapılan fedakarlıklara alışıp, hemen görmezden geliyoruz, kıymet bilmiyoruz, saygımızı yitiriyoruz. Durum vahim. İnanıyorum ki, bu süper yeteneğimizi saygı duymaya, kıymet bilmeye, anlayış göstermeye de alışmakta kullanabiliriz!

Ey Melankolik Kardeş!

Hassas bir insansın biliyorum… Melankolikliği irandenle seçiyorsun. Ve o irade, kendi mutluluğundan daha önemli, değer verdiğin bir şeylerin olduğunu gösteriyor. Gökyüzünün rengini aslında görmüyor, rüzgarın ferahlığını hissetmiyor, kuşların cıvıltısını tam duyamıyorsun… İçinde beliren en ufak bir mutluluğu “hak etmiyorum” diyerek parçalıyorsun… Sayısını hatırlayabiliyor musun? Kaç kere yakaladın? Başkalarında övdüğün bir özelliğin aynısını, kendinde eleştirirken? İğneyi de kendine, çuvaldızı da kendine batırırsın her zaman. Peki böyle yaparak adil mi oluyorsun? Bu hassas ruh adil değil de zalim olmayı kaldırabiliyor mu?

Seth Godin - Hayalleri Çalmayı Bırakın

Hayalleri Çalmayı Bırakın “eğer beni küçümsemezsen, ben de seni küçümsemem” - Bob Dylan Sistemi değiştirecek kadar önemseyen, özen gösteren her öğretmene, ve ayağa kalkıp konuşacak kadar cesur olan her öğrenciye adanmıştır. Özellikle Ross Abrams, Jon Guillaume, Beth Rudd, Steve Greenberg, Benji Kanters, Patti Jo Wilson, Florian Kønig, ve sizin için herşeyi değiştiren o öğretmeninize. 1. Önsöz: Eğitim dönüştürdü Bu manifestoyu bitirirken, bir arkadaşım beni Manhattan’da bir okul ağı olan “Harlem Village Academies"e davet etti.

Doğmamış Michelangelo'ya Don Biçmek

Michelangelo’nun sözünü bilirsiniz “Heykel orada duruyordu, ben sadece taştaki fazlalıkları aldım.” Farklı bir noktaya dikkat çekmek istiyorum, Michelangelo’nun bir mermer taşı varmış! Öncelikle karşısına o bütün fazlalıklarıyla, tombul ve şekilsiz bir mermeri koymuş. Bir yazı yazarken de asıl yazma işi, yazıyı düzenlemekten, gözden geçirmekten oluşur diyorlar (bir örnek). Heyhat! Biz o aşamaya gelemiyoruz ki… Henüz önümüzde bir mermer yokken biz aceleyle kesmeye biçmeye koyuluyoruz. Ne yapıyoruz? Bu davranış fikrini henüz tam anlatamamış, olgunlaştıramamış birisini hemen eleştirmeye benziyor… Bebekleri kısa boylu olmakla eleştirmek gibi bir şey!

2011 yılı biterken...

2010 yılı biterken şu an kendimi değerlendirebileceğim, yolda olduğumu anlayacağım hedeflerim vardı. 2011 yılı biterken yol aldığımı hissediyorum ve mutluyum. Bir sene içinde yaşadığım olayların kendisinden çok bana hissettirdikleri ve düşündüklerimi paylaşacağım sizinle. *** Başkalarının bir insan için en iyi senaryoyu düşünemediğini anladım. Bunu kimse kendisinden daha iyi yapamaz. Diğer insanlar ya iyi niyetliler ve ne istediğini tam bilemezler(bazen sen kendin bile tam bilemezken) ya da umursamazlar. Böyle durumlarda ne istediğini dış dünyaya aktarmak senin görevin.