Fatih Pense's Blog

Üçlü Beyin Modeli

Monday, December 12th, 2022

Üçlü beyin modeli, beynin 3 farklı katmanda geliştiğini ve farklı görevleri uyguladığını söyler. Aslında bu kadar net çizgiler olmasına da karşı çıkılıyor: Beyin çok kompleks, aslında iç içe çalışan ve nöroplastisite ile kendini esnetebilen bir yapı. Yine de bu model'in bana düşündürdüğü ve anlamlandırmama yardımcı olduğu şeyler var. Faydalı buluyorum.

Önce wiki linki ve resmi:

https://en.wikipedia.org/wiki/Triune_brain

Triune_brain

üçlü

  • Neocortex: Konuşma, mantık, yüksek seviye bilinçli düşünme yetenekleri, karar verme
  • Limbic System: Duygular, bilinçaltı, örtülü hafıza
  • Reptilian Brain: İçgüdü, hayatta kalma

Bilgisayar analojisi yaparsak: Neokorteks software, Limbic system işletim sistemi, Sürüngen beyni firmware/bios ve anakartla gelen davranışlar gibi.

Kendini geliştirmek ve değiştirmek istiyorsan, yeni fikirler ve alışkanlıklar edinmek istiyorsan: yukarıdan aşağıya doğru adım adım inmen gerekiyor.

Bir anda duygularını değiştiremeyebilirsin, alışkanlıklar da daha çok sürüngen beyin seviyesinde bence.

Önce fikirlerini, sonra duygularını, sonra alışkanlıklarını değiştirmen gerekiyor.

Eğer değişime fikirsel olarak karşı çıkıyorsan, zaten orada değişim tıkanıyor. Güzel fikirler edinmek, entegre kendi içinde uyumlu ve açık bir zihne sahip olmak, felsefe vs. bu yüzden önemli.

Hayatta kalmak için binlerce yıldır insanın doğal ortamında faydalı olan içgüdüler, şu anda bizi engelleyebiliyor. İnsan doğasında bu kadar dinamik, bilgiler, ideolojiler, uyaranlar yoktu. Beynin sağlıklı çalışmasını engelleyebilecek bir sürü düşünce virüsüyle yaşıyoruz.

Kaçma veya savaşma dürtüsü bir kaplan gördüğümüzde çok işe yarıyor belki, ancak topluluk önünde konuşma korkusunda bizi engelliyor. Bunu değiştirmek için düşünce->duygu->dürtüleri sırayla temizlemek lazım. En çok zaman alan da en alttaki. Tabi fikirsel olarak karşı çıkarsan en üstteki neokorteks süreci sonsuza kadar da uzatabilir.

Bu model fikir dünyasının önemini, ve fikirleri düzelttikten sonra da bir zamana ihtiyaç duyduğumuzu, kendimize karşı sabırlı, anlayışlı olmamız gerektiğini önerdiği için faydalı buluyorum.