Ey Melankolik Kardeş!

Hassas bir insansın biliyorum…

Melankolikliği irandenle seçiyorsun. Ve o irade, kendi mutluluğundan daha önemli, değer verdiğin bir şeylerin olduğunu gösteriyor.

Gökyüzünün rengini aslında görmüyor, rüzgarın ferahlığını hissetmiyor, kuşların cıvıltısını tam duyamıyorsun…

İçinde beliren en ufak bir mutluluğu “hak etmiyorum” diyerek parçalıyorsun…

Sayısını hatırlayabiliyor musun? Kaç kere yakaladın? Başkalarında övdüğün bir özelliğin aynısını, kendinde eleştirirken?

İğneyi de kendine, çuvaldızı da kendine batırırsın her zaman.

Peki böyle yaparak adil mi oluyorsun? Bu hassas ruh adil değil de zalim olmayı kaldırabiliyor mu? Eziyet ettiğin kendin de olsa bir “insan” değil mi?

Afrikadaki çocukların sahip olmadığı bir şey var sende! Bu yüzden onlar mutlular. Onların dertleri öyle güzel edebiyatla anlatılmıştır ki… Senin ise derdini anlatamadığın nice durum vardır, anlatamazsın.

Merak etme! Senin de edebiyatın yapılır… Yapılır da sana faydası olmaz… Sen kendi tarafını tutmayıp, kendine yardımcı olmadıktan sonra, sana kimin yardımı dokunabilir?

imza: bir melankolik

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *